Konut mu, altın mı, menkul kıymet mi?

Konut mu, altın mı, menkul kıymet mi?
Konut mu, altın mı, menkul kıymet mi?

Konut mu, altın mı, menkul kıymet mi?

Yatırımcılar bilinçli olarak doğru yatırım aracına yatırım yapmalıdır ve finansal hedeflerine ulaşmak çok önemlidir.
Kamuoyundaki bazı yanlış anlamalar, yatırım araçları konusunda yanlış bilgilere neden oluyor.

Türkiye’de detaylara bakmak için en çok tercih edilen 3 yatırım aracı, paranızı doğru bir şekilde değerlendirmek için ilk adım olabilir.

GAYRİMENKUL YATIRIM

Yatırım için konut seçenler, satın aldıklarından daha yüksek bir fiyata sattıklarında karlı olduklarını düşünebilirler. Bu her zaman doğru değildir.

Evinizi banka kredisi ile satın alıyorsanız, bankaya ödeyeceğiniz toplam tutar eve yaptığınız yatırımdır. Satın aldığınız evin fiyatı 100 TL ise ve banka kredisi almışsanız evin tam fiyatı size çok daha fazla gelebilir, örneğin 200 TL. Bu durumda evi 150 TL’ye sattığınızda çok fazla detaya girmeden sadece 50 TL kaybedersiniz.

Konut için ödediğiniz aidatlar, eskime bakımı, boya maliyeti ve faturalar evin satın alma fiyatına eklemeniz gereken maliyetlerdir. 100 TL’ye aldığınız ev için 2 yılda 30 TL harcadıysanız, en az 130 TL’ye satarsanız cüzi bir getiri sağlayacaktır. Konut için harcanan bu paralar genellikle yatırımda göz ardı edilmektedir. Ancak bu maliyetler de doğru karar için önemlidir. Bu giderlere depolama maliyeti diyebiliriz.

Ev alım satımında ödenen komisyonlar ve bir alıcı bulmak için harcanan zaman da aleyhinize çalışabilir. Dinamik bir piyasada alıcı hemen evinizden çıkabilse de, konut piyasasının genel olarak borsalar kadar likit olmadığı unutulmamalıdır.

Yurtta oturmuyorsanız kira geliri alabilirsiniz. Ancak, kira gelirinin ne kadar düzenli olacağı kiracınıza bağlıdır.

Evin bir diğer dezavantajı ise yeni yapılan evlerin teknoloji, tasarım ve iç tasarım açısından sürekli yenilenmesidir. Satın aldığınız evin görünümü 5 yıl sonra çekiciliğini kaybedebilir.

MENKUL KIYMET YATIRIMI

Borsa İstanbul gibi borsalarda veya bankaların tezgah üstü piyasalarında alıp satabileceğiniz hisse senedi ve tahviller menkul kıymetlerden oluşur. Menkul kıymetler arasında borsa yatırım fonları, yatırım fonları, hedge fonlardaki yatırımlarınızı sayabiliriz.

Menkul kıymetler elektronik ortamda kolayca ve çok düşük komisyonlarla, minimum depolama maliyeti ile alınıp satılabilir. Hisse senedi temettüleri ve tahvillerden kupon ödemeleri belirli bir nakit akışı sağlar. Ancak şirketler zaman zaman temettü ödemeyi bırakabilir.

Tahvil satışı yapan kuruluşların kupon ödemelerini yapmaması halinde iflas etmiş sayılır ve tahvil sahipleri şirketin malvarlığına tabi olur. Bir şirketin iflas etmesi durumunda önce tahvil sahiplerine, ardından hissedarlara zararları ödenir.

Piyasa fiyatından yerleştirirseniz borsada hisse senedi veya tahvil satmak 1 saniyeden az sürebilir. Bunun dışında noter, satış giderleri gibi işlemlerle uğraşmanıza gerek kalmaz. Aracı kurumunuzdan koyabileceğiniz stop ve limit gibi emirler size belirli bir koruma sağlar. Hesabınızda olmasanız bile, süreç otomatiktir.

ALTIN ​​YATIRIM

Ekonomist Asaf Savaş Akat’ın deyimiyle “altın saf spekülasyondur.” Kira, temettü gibi nakit ödeme sağlamadığından, aldığınız fiyatın üzerinde satarsanız kâr elde edebilirsiniz.

Altını depolamanın maliyeti bir konut kadar yüksek olmasa da, büyük miktarları güvende tutmak için bir kasa veya banka kasası kiralamanız gerekebilir. Ancak altın menkul kıymetler kadar olmasa da nakit yatırım aracıdır. Dünyanın herhangi bir yerinde benzer fiyatlarla nakit para çekebilirsiniz.

Savaş ve doğal afet gibi durumlar konutlara ve şirketlere ölümcül bir darbe indirebilirken, altın etkilenmiyor. Tehlike bölgesinden kolaylıkla çıkarılabilir.

ENFLASYON ETKİSİ

Yatırım kararlarınızda enflasyonun aşındırıcı etkisi dikkate alınmalıdır. Türkiye gibi 100 TL’den 110 TL’ye konut veya stok aldığınızda, yani gerçek karı 10 Dolar olmayan bir ülkede yüzde 9 enflasyon 1 dolar oluyor.

Hisse senedi ve tahvil fiyatları enflasyondan olumsuz etkilenirken konut ve altın genellikle enflasyonla değer kazanıyor. Ancak enflasyondaki artış konut kredilerini etkilediğinde, konut fiyatları da talebin azalmasından dolayı düşme eğiliminde olabilir.

TALEP

Konut ve altın fiyatları doğrudan talebe bağlıdır. Talep varsa kira, konut ve altın fiyatları artar. Ancak hisse senedine olan talep değişmese bile şirket daha fazla kar ederse temettü ödemelerini artırıp yeni bir yatırım yapabilir. Bu durumda hisse senedine olan talep değişmese bile pay sahiplerinin getirisi artabilir.

KALDIRAÇ ETKİSİ

Pozisyonunuzu kaldıraç yani kredi ile artırmak hem kar potansiyelini hem de zarar riskini artırır. 100 TL yatırıma ek olarak 200 TL kredi aldığınızı varsayalım. Artık 300 TL altın ve hisse senedi satın alabilirsiniz. Elbette, bu 1 ila 3 kaldıraçlı yatırım karınızı üçe katlayabilirken, fiyatlarda% 33’lük bir düşüş tüm paranızın sıfırlanmasına neden olabilir.

Konut kredileri uzun vadeli olduğu için faiz kullanımı fiyatları olumsuz etkilemektedir. Piyasa değeri 100 TL olan bir ev, 10 yıllık ipotek ile cari kurlarla yaklaşık 200 TL’ye mal olabilir.

YATIRIM DANIŞMANINIZLA GÖRÜŞÜN

Bu makalede toplamaya çalıştığım şey yalnızca genel bilgi içindir. Kapsamlı bir yatırım kararı için lisanslı yatırım danışmanlarınıza danışmanız ve daha detaylı bilgi almanız gerekebilir. 

 

EKONOMİ HABERLERİ

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir